Rengarenk, sıra sıra dizilmiş ürünlerin olduğu market raflarının önünde duruyordu Gonca. Kasa önünde açılan poşet sesleri, kalabalığın gürültüsünün arasından sızıyor. Barkot cihazı dıtdıt diye ötüyordu. İyi bir deterjan seçmeye çalışıyordu. Lavanta kokulu olanın kapağını kapatıyor, gül kokulu olanı deniyordu. Mis gibiydi hepsi…

Bahar gelmiş, derin bir temizliğe niyetlenmişti. Bayramın da eli kulağındaydı. Misafirleri geldiğinde evi çiçek gibi kokmalı, dolabını açtığında kıyafetlerinden burnuna tazelik kokusu dolmalıydı. Hem lekeleri bir türlü çıkmak bilmeyen kıyafetleri de birikmişti. Bir karar vermesi gerekiyordu, hemen alıp çıkmalıydı, zamanı daralıyordu. Seçemedi, içine sinmeyen bir şeyler vardı sanki… Derken yanındaki bir adamın telefonda eşiyle konuşmasına şahit oldu: 

“Hayatım buradaki tüm markalar boykot listesinde. Buradan tercih yapamayız. Kardeşlerimiz orada öldürülürken bu finansa katkıda bulunmak insanlığa sığar mı? Sen de gördün, apaçık destek veren markalar bunlar. En iyisi internetten helal ve temiz olan ürünleri araştır. Siparişi oradan veririz. Hadi canım öpüyorum…”

Uzaklaşan adamın arkasından öylece bakakaldı. Sonra kendine geldi. Duydukları ona yetmişti. Nasıl da unutmuştuBurada hayat devam ederken orada bombalar susmuyordu. Gözleri doldu. Utandı bir an… Anladı ki, karar vermekte zorlandığı koku değil, markaydı. Arkasına bakmadan koşar adımlarla çıktı marketten. 

Eve gelir gelmez soluk soluğa bilgisayarın başına oturup ürünleri araştırmaya başladı. Gördükleri karşısında dehşete düştü. Giyim, yiyecek, içecek, hijyen, teknoloji, eğlence, oluşum… Çoğu bu zulüm sisteminin bir parçasıydı. 

“Nasıl da içimize yerleşmişler böyle?” diye hayretle mırıldanmaya başladı.

“Hiç irdelememişim, içeriğini okumamışım, kime ait olduğunu düşünmemişim. Yazıklar olsun sana Gonca!” diye kızdı kendine.

Temizliği çoktan unutmuştu. Dakikalar birbirini kovalıyordu. Bir ürünlerin reklam videosuna gidiyor; bir savaş görüntüleri arasında dolaşıyordu. Bir yandan da insanların ”boykotadevam” çırpınışlarına bakıyordu. Belgeseller, reklamlar, araştırmalar, protestolar ekrandan zihnine akın etmeye başladı. Dayanamadı, masaya doğru eğildi. Başını ellerinin arasına aldı. Ekranda açık kalan, dünyanın dört bir yanında dalgalanan bayrakların görüntüsü bulanıklaştı. Binlerce insanın yürüyüş sesleri ise gittikçe uzaklaşmaya başladı.

Ve sonra fark etti. Anladı yıllardır neyin uykusunda olduğunu…

Ürettikleri hiçbir çamaşır deterjanı bembeyaz çamaşırlar için değildi. Kimyasalı vücutlara yerleştirmek içindi...

Pişirdikleri veya paketledikleri hiçbir gıda, insanı doyurmak için değildi. Vücutlarda kıyameti başlatmak içindi...

Yaptıkları hiçbir dizi veya film insanları eğlendirmek için değildi. Zihinleri ele geçirmek içindi...

Tasarladıkları hiçbir oyun veya oyuncak çocukları mutlu etmek için değildi.Masumiyetlerini bozmak içindi...

Kurdukları hiçbir topluluk insanların, çocukların, kadınların, hayvanların haklarını savunmak için değildi. Toplumu parçalamak içindi…

Tüm sistem açığa çıkmıştı. İçinleri belliydi. İnsanlar tarafını seçiyordu. Kimileri uyanmıştı, boykot etmeye devam ediyordu. Kimileri uyuyakalmış, kimileri ise uyanmamayı tercih etmişti. Peki kendisi hangi çizgideydi? 

“Bugün o deterjana zehri koyan yarın silah olarak neden kullanmasın?” İrdelemeye başlayınca zihnine dolan sorulardan sonra bilinci açılmaya başladı. Arkadaşının ona söylediği bir cümle aklına geldi:

Bir şey endüstriyelleştirildiğinde tüket tüketebildiğin kadar.

Amaaan, dedi. “Ne var canım iki inatçı leke için mi bunca mücadelem? Bu kadar bilinçsizce tüketimden ne hayır gördüm ki zaten? Daha fazla bu zalimliğe ortak olmayacağım!” Kendisiyle yüzleşince önce itiraf etti, pişmanlıkları yerini tazelenmeye bıraktı. Bahar gelmişti. 

Varsın derinlemesine temizlenmesindi kıyafetleri. Yeter ki bedeninde kimyasalın lekesi kalmasındı. Varsın her ay platformlara ücret ödeyip saatlerce dizi keyfi yapmasındı. Yeter ki bu suça ortak olmasındı.

Hayatında marka temizliğine gitmeye karar verdi. Kalktı, evde kullandığı ürünleri gözden geçirdi tek tek. İşte şimdi arınıyordu. Kökten… Derinlemesine…

Zulmü çitilemeye başladı…