tatil, anne, çocuk, sahil


Doğumun hiç şaşmazken sırası…

Neden ölüm hiç sıra gözetmedi?

Demedi genç, yaşlı, hasta ya da diri…

Ve insan nedense bunu da merak etmedi!

Belli ki her insana verilen bir süreydi…

Kiminin ki biraz az, kimisinin ki biraz fazla…

Zaten insanı koruyan da eceli değil miydi?

Ve süre varsa iyi işler yapmak gerekmez miydi?

O zaman bu hırs, bu kin, bu öfke de neydi, kimeydi?

Aç mıydı, aç bırakan mı?

Susuz kalan mıydı, susuz bırakan mı?

Ağlayan mıydı, ağlatan mı?

İftiraya uğrayan mıydı, iftirayı atan mı?

Bozulan mıydı, bozan mı?

Haksızlığa uğrayan mıydı, haksızlığı yapan mı?

Elindekiler kendinden alınan mıydı, başkasının elindekini alan mı?

İnsan hangisiydi?

Küçük bir çocuğu; ona düşman gösterebilen hangi istekleriydi?

İçindeki kavurucu ateşi harlayan kimdi?

Bastığı yeri yeşerten de öldüren de…

Yükselen de alçalan da…

Problemi çıkaran da problemi çözen de o değil miydi?

Adil olmak varken neden zalim olmak?

Merhamet etmek varken nedendir zorba olmak?

Paylaşmak varken neden elinden almak?

Birleşmek varken nedendir ayrışmak?

İyilerden olmak varken nedendir kötülerden olmak?

İnsanı aldatan kimdi, hangi istekleriydi yolundan çıkaran?

Unuttu gerçek dostu kimdi, gerçek düşmanı kim?

Unuttu kim kimdi?